F-16 Block 70 Lockheed Martin şirketi tarafından güncellenen tehdit anlayışı göz önüne alınarak üretilmiş yeni F-16 modelidir. Diğer F-16 modelleri ile ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

F-16 Block 70 ‘in gelişiminin arka planı

Aslında F-16 Block 70 uçağı tasarlanış amacı anlamında atası YF-16’dan çok farklı olacak şekilde evrime uğramıştır. Atası gündüz it dalaşı savaşçısı olarak tasarlanmışken 1974’den beri değişen hava savaşı doktrininin etkisinde çok yönlü taktik bir savaş uçağı olmuştur. Değişen tehditlere uyum sağlamış, yüksek üretim adediyle tabiri caizse Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) ana muharebe uçağı olmuştur.

YF-16 ve F-16 Block 70
YF-16 ve F-16 Block 70

Block 70 ve Block 70 modernizasyonu ortaya çıkana kadar çeşitli F-16’lar MLU,CCIP,SLEP gibi farklı çeşitte bir çok modernizasyona tabii tutulmuştur. Nitekim Türk Hava Kuvvetleri’ne bulunan F-16’lar da Peace Onyx III projesi kapsamında Block 50+ seviyesine yükseltilmişlerdir. 165 uçağın, 149 adedi TAI tesislerinde ve 16 adedi de TAI ana yükleniciliğinde 1’inci HİBM tesislerinde modernizasyonu yapılmıştır. 

F-16 Block 70: Kim için?

F-16 Block 70, 5. nesil F-35 savaş uçağı gibi veya 4.5/4++ nesil diyebileceğimiz F-15X Super Eagle, F/A-18 Super Hornet gibi uçakları alamayan ülkeler için üretilmiştir diyebiliriz. Block 70 alımı veya modernizasyonu müttefiklik derecesinden kaynaklanan politik alım olabilir çünkü belli ülkelere belli silahların satışına izin verilmez. Veya tam tersi sıkı bir müttefikin ekonomik koşullar sebebiyle maliyet etkin bir şekilde en güçlü uçağa kavuşması istenebilir.

F-16 Block 70 son dönemde geliştirilen silah ve uçak projelerinde elde edilen kritik olmayan kazanımların hepsini içerir. Nitekim sadece Block 70 alımından ziyade alımın içeriği de mühimdir. Örneğin Irak Hava Kuvvetleri aldığı yeni Block 52+ uçaklarında çok ciddi açıklara sahiptir. Amraam atış kabiliyetinin olmayışı, Sidewinder’ın eski sürümlerinin kullanılması, kriptolamaya sahip IFF’e sahip olmayışı gibi. Yani Block 70’i salt bir bütün olarak düşünmekten ziyade yanındaki alımlara da dikkat etmek gerekmektedir. Amraam’ı olmayan bir Block 70’in Amraam’ı olan Block 15 MLU’dan geride kalacağı Irak örneğinde olduğu gibi çok açıktır.

Block 70 ilk olarak Şubat 2012’de Singapur Airshow’da tanıtıldı. Block 70 hem sıfır olarak temin edilecek bir platform olacak, hem de mevcut F-16’ların Block 70 konfigürasyonuna yükseltileceği bir platform olacak. Fakat Block 50/52+ altındaki F-16 modelleri Block 70 modeline yükseltilirken gövde farkından ötürü CFT’lere sahip olamayacak.

F-16 Block 70: Ne İçeriyor?

Yapısal Özellikler ve Dış Dizayn

CFT ve Uzayan Menzil

Yeni üretim F-16 Block 70’ler tıpkı F-16 Block 50/52+ ve F-16 Block 60’da olduğu gibi CFT (Conformel Fuel Tank) denilen gövde üzeri yakıt tanklarını kullanacak. Fakat önceki versiyonlardan modernize edilen F-16 Block 70’ler CFT denilen yakıt tanklarını kullanamayacak. (Aslında burada detaylı okuyucular için bir parantez açmakta fayda var. Sonradan Block 70 modernizasyonu alacak F-16’lara CFT ve Dorsel Spine eklentilerinin takılmamasının sebebi önceki üretim F-16’ların CFT bağlanacak gövde noktalarının yükü taşımak için zayıf olmasıdır. Bazı Block 30/40/50 F-16’lar test amacıyla gövde tadilatı geçirip CFT’yi kullanmışlardır fakat maliyetinin fazla oluşundan ötürü seri üretime girip sipariş almamıştır.)

1-) Clean halde karşılaştırma:

CFT’nin avantajını açık kaynak uçuş simülatörlerine göre (DCS ve Falcon Bms) açıklamak gerekirse öncelikle clean konfigürasyonda F-16C Block 52M ve F-16C Block 52+ uçaklarını inceleyelim.

F-16 Block 52 ve F-16 Block 52+ clean yükleme istatistikleri
F-16 Block 52 ve F-16 Block 52+ clean yükleme istatistikleri

Clean halde F-16 Block 52M 7162 libre yakıta sahip. F-16 Block 52+ ise 10219 libre yakıta sahip. Yaklaşık olarak 3000 libre gibi çok ciddi bir yakıt farkına sahip. Daha da basitleştirecek olursak en basit tabirle clean halde CFT’li F-16 CFT’siz F-16’ya göre yüzde 40 yakıt kapasitesine sahip. Neredeyse yarım depo yakıt diyebileceğimiz bu avantaj gözden kaçırılamaz.

2-) Kanat altı 370 galonluk tanklar takılıyken karşılaştırma

Şimdi her iki kanat altına 370 galonluk harici yakıt tankları takarak Falcon Bms simülatöründe istatistiklere bakalım

Kanat altı 370 galonluk tanklar takılıyken karşılaştırma
Kanat altı 370 galonluk tanklar takılıyken karşılaştırma

CFT’li F-16 yine CFT’siz F-16’ya göre daha fazla yakıt alabilecek kapasiteye sahip oldu. CFT’li F-16 burada CFT’siz F-16’ya göre %25 daha fazla yakıta sahip oldu. Burada diğer dikkat edilmesi gereken detay ise muharebe alanında yakıt tanklarının atılmasını (jettion işlemi) gerektiren bir durum olursa CFT’li F-16 daha fazla yakıt kapasitesine sahip olduğundan dogfightta belli avantaja sahip olacak. Daha açıklık getirecek olursak örneğin Yunan Block 52 si ve Türk Block 50+’ın birbirine kafa kafaya daldığı durumu düşünelim. İki F-16 pilotu da manevra kabiliyetini arttırmak için yakıt tanklarını atacak. Fakat CFT’li olan Türk tarafı tanklar atıldığında daha fazla yakıta sahip olacağından eli daha rahat olacak, daha fazla hızlanıp manevralar yapabilecek, afterburner kullanma süresini uzatacak. Keza tam tersi olup Yunan F-16 Block 52+ ile Türk F-16 Block 50’si dogfight’a girerse bu bahsettiğimiz avantajlar Yunan pilotta olacaktır.

3-) Aynı yakıt alacak şekilde CFT-CFT’siz karşılaştırması

Şimdi de F-16 Block 52’nin 2 adet 370 galon yakıt tankıyla, F-16 Block 52+’ın ise sadece merkez 300 galon yakıt tankıyla olan durumunu inceleyelim.

Aynı yakıt alacak şekilde CFT-CFT'siz karşılaştırması
Aynı yakıt alacak şekilde CFT-CFT’siz karşılaştırması

Bu durumda iki uçak neredeyse aynı yakıta sahip. Dışarıdan bakıldığında bir avantajı yok gibi durabilir fakat aslında bu durumun çok ciddi iki avantajı var. İlk avantaj CFT’li F-16’nın kanat altındaki yükleme noktaları boş olduğundan oraya bomba, füze, ek yakıt tankı vs gibi loadoutlar takılabilir. İkincisi ise uçaklar aynı yakıt miktarına sahip olsa bile CFT’li F-16’nın bu konfigürasyonda yüklenmesi durumunda daha az sürtünme direnciyle karşılaşacaktır. Simülatör değerlerinden de gördüğümüz gibi neredeyse arada yarı yarıya bir sürtünme farkı vardır.

Yani özellikle Block 50/52+, Block 60 ve Block 70/72 kullanıcıları bu şekilde ciddi bir avantaja sahip olacaktır. Nitekim HvKK’da bu tarz yükleme avantajını Pars filo ve Yarasa filonun Block50+’ları ile kullanmış, terör operasyonlarında aynı menzilde daha yüksek mühimmat vuruculuğunu göstermiştir.

Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı F-16 Block 50+ 4 adet lazer güdümlü bomba yüklü halde
Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-16 Block 50+ 4 adet lazer güdümlü bomba yüklü halde

Gövde Ömrü

F-16 Block 70/72 kullanıcısı ülkeler eğer yeni üretim F-16 Block 70/72 alır ise gövde ömrü olarak standart olan 8000 saat değil 12000 saatlik gövde ömrüne sahip olan F-16’lara sahip olacak. Eğer kullanıcı yeni Block 70/72 alımı değil modernizasyonu yapıyorsa tekrardan gövde ömrü uzatma modernizasyonu kitlerle yapılacak. Örnek olarak Tayvan F-16 A/B’lerini Block 70/72’ye yükseltirken uçaklara bu gövde ömür uzatma modernizasyonu da yapılacak.

F-16 Block 70 seviyesine yükseltilen ilk Tayvan F-16'sı
F-16 Block 70 seviyesine yükseltilen ilk Tayvan F-16’sı

Nitekim Türkiye’de aviyonik olarak değil ama yapısal anlamda F-16 filosunu modernize etmeye başlamış geçen günlerde ise gövde ömrü modernizasyonundan geçerek gövde ömrü uzatılan ilk F-16 Block 30TM uçağı Hava Kuvvetleri envanterine teslim edilmişti. Bu modernizasyon hakkındaki detaylı bilgiye buradaki yazımdan ulaşabilirsiniz.

Yapısal modernizasyondan geçerek gövde ömrü uzatılan F-16'mız
Yapısal modernizasyondan geçerek gövde ömrü uzatılan F-16’mız

Motor

F-16 Block 70 ‘lerde Block 50 ve Block 50+’larda olduğu gibi General Electric üretimi F110-129 motoru kullanılacak. Bazı kaynaklarda Block 60’ın motoru olan General Electric üretimi F110-132 motoru kullanılacak denilse de Block 60’ın geliştirme masraflarından ötürü mülkiyet BAE’ye aittir. Hem de Lockheed Martin kendi F-16 Block 70 / 72 tanıtım broşüründe 29.000 Ibs itiş gücüyle General Electric üretimi F110-129 motorunu işaret etmişti. Eğer General Electric üretimi F110-132 motoru takılacak olsaydı broşürde itiş gücü 29.000 Ibs değil 32.000 olması gerekirdi.

F-16 Block 70 'e güç verecek F110-129 motoru
F-16 Block 70’e güç verecek F110-129 motoru

F-16 Block 72’lerde ise Block 52 ve Block 52+’larda olan Pratt & Whitney üretimi F100-PW-229 motorlar kullanacak. Bu motorlar da 28,500 Ibs civarında itiş gücüne sahip.

F-16 Block 72'e güç verecek F-110-129 motoru
F-16 Block 72’ye güç verecek F-110-129 motoru

Aviyonik Sistemler

AESA Radar entegrasyonu

F-16 Block 70 ve Block 72 modernizasyonunun en büyük farkı tabii ki de F-22 ve F-35’de kullanılan AESA radarlar baz alınarak geliştirilmiş Northrop Grumman üretimi AN/APG-83 AESA radarı. Aslında F-16 Block 70/72 AESA radar kullanacak ilk F-16 versiyonları değil dememiz gerekiyor. Çünkü ilk AESA radar kullanan F-16 serisi F-16 Block 60’dır. Nitekim F-16 Block 60’da kullanılan AN/APG-80 Aesa radarı F-16 Block 70’in radarlarından daha iyi bir performans gösteriyor. Bunun bir nedeni F-16 Block 60’da kullanılan AESA radarın özelleştirilmiş bir soğutma sistemine sahip oluşu. Bu sistem sayesinde F-16 Block 60 radar anlamında Block 70’den daha ileride oluyor.

APG-80, APG-83 ve APG-68 radarının temelde karşılaştırılması
APG-80, APG-83 ve APG-68 radarının temelde karşılaştırılması

Fakat yine de F-16 Block 70’in AESA radarı yazımızın başında belirttiğimiz kullanıcı kitlesi için gayet yeterli bir performansa sahip. Kısaca AESA radardan bahsedelim.

AESA Radar Nedir?

Elektronik Taramalı Aktif Dizin (APAR) olarak da bilinen Aktif Faz Dizinli Radarlar (AESA), birçok küçük katı-hal alıcı/verici modülü (TRM) ile verici ve alıcı işlevi gören bir Fazlı Dizi Radar türüdür. Bu radarlar, antenin önünden yapıcı girişim oluşturacak şekilde üzerlerindeki her bir modülden ayrı radyo dalgaları yayarak ışınlarını yöneltirler. Gelişmiş Aktif Faz Dizinli Radarlar, Elektronik Taramalı Pasif Dizinlere (PESA) kıyasla dalgaları daha geniş frekans aralığında yayabilmelerini sağlar ve dolayısıyla arka plan gürültüsü üzerinden tespit edilmelerini zorlaştırır. Bu sayede gemi ve hava araçları güçlü radar sinyalleri yaysalar dahi daha gizli kalabilirler.

Aesa radarın 4 büyük avantajı vardır: Elektronik bozmaya karşı direnç, Düşük Kesişme (Görünürlük) oranı, Güvenlik ve Alt radar sistemleridir.

Northrop Grumman tarafından geliştirilen APG-83 AESA radar
Northrop Grumman tarafından geliştirilen APG-83 AESA radar

Türkiye’nin de F-16’lar ve diğer sistemler için AESA radar projesi bulunmakta. Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan F-16 uçaklarına entegre edilerek kullanılmak üzere aktif faz dizili antene sahip çok fonksiyonlu AESA burun radarının geliştirilmesi için SSB, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve ASELSAN arasında protokol imzalanarak radar geliştirme çalışmalarına 2018 yılında başlanmıştır. Bu gelişmelerin ardından SSB ile ASELSAN arasında 24 Mart 2019 tarihinde F-16 AESA Burun Radarı Geliştirilmesi Projesi Faz-1 Protokolü imzalandı. Radarın 2021 yılında teslim edilmesi düşünülüyor.

ASELSAN tarafından geliştirilecek AESA radar
ASELSAN tarafından geliştirilecek AESA radar

IRST

F-16 Block 70 ve 72’de Lockheed Martin üretimi IRST sistemleri kullanılabilecek. IRST sistemleri genel olarak Avrupa ve Rus uçaklarında görmeye alışık olduğumuz bir sistem. Sistemin amacı havadaki hedeflerin bıraktığı kızılötesi izleri takip ederek tespit ve teşhis yapmak. Nitekim IRST sistemleri 5. nesil uçakları tespit edebilmek için önemli bir sistem.

F-16 Block 60’da radomun üzerine konuşlandırılan IRST sistemi, F-16 Block 70’de Legion Pod olarak merkez yükleme noktasına takılması planlanıyor.

F-16 Block 70 'de kullanılan Legion IRST Pod
F-16 Block 70’de kullanılan Legion IRST Pod

Elektronik Harp Sistemleri ve IFF sistemi

F-16 Block 70 ve 72’de BAE Systems üretimi AN/APX-126 Gelişmiş Düşman-Dost tanımlama (IFF) sistemi kullanılacak.

Elektronik Harp Sistemleri kısmı ise yine yukarıda bahsettiğimiz Irak örneğinde olduğu gibi sadece Block 70/72 modernizasyonunun getirileri olarak düşünülmemelidir. Alınacak elektronik harp paketlerinin detayları/satır araları çok mühimdir. Yani her Block 70 siyaset, askeri politikalar, ülkeler arası ilişkiler/endişelerden ötürü aynı elektronik harp yeteneğine sahip olmayacaktır

Genel standart anlamda F-16 Block 70 ve 72’in elektronik harp sistemlerine bakılır ise uçaklar L3HARRİS üretimi ViperShield adı verilen AN / ALQ-254 (V)1 Dijital Elektronik Harp Paketi ile korunacaklar.

Auto GCAS (Automatic Ground Collision Avoidance System)

F-16 Block 70 ve 72’ler son teknoloji çarpışma önleme sistemine sahip olacaklar. Auto GCAS, pilot uçağın kontrolünü kaybedip yere çarpacağı bir istikamette uçtuğunda bir takım uçuş parametrelerini (irtifa, pozisyon, hız, yeryüzü şekilleri gibi) hesaplar. Önce pilota sesli uyarı verir. Çarpışmanın gerçekleşeceğini kestirdiğinde kumandaları alır, uçağın kanatlarını ufuk çizgisine paralel hale getirip 5 g’lik çekişe başlar. Emniyetli irtifaya çıkınca düz uçuşa devam eder.

Auto GCAS sistemini anlatan şema
Auto GCAS sistemini anlatan şema

Auto GCAS sistemi özellikle G-LOC olmuş pilotların hayatını kurtarmaya yarar. Sistem bugüne kadar operasyonel hale geldiği 2014 yılının sonundan itibaren 9 olayda toplam 10 pilotun bu sistem sayesinde hayatta kalmış.

Auto GCAS sistemi bir pilotun hayatını kurtarırken

Auto GCAS özelliği şu anda 600’den fazla ABD Hava Kuvvetleri F-16 Blok 40/50 uçağına entegre edildi. Sistemin Hava Ulusal Muhafızları’nın elinde bulunan F-16 Block 30 uçaklarına 2020-2021 itibarinde tamamen entegre edilmesi ve kullanılması planlanıyor. Sistemin F-35 üzerindeki testleri devam ediyor. 

Kokpit

F-16 Block 70 ve 72 de bu artan aviyonik geliştirmelerden ötürü kokpitte de ciddi yenilikler yapılmış. En göze çarpan yenilik olarak pilotun bacakları arasında büyük bir ekran eklenmiş.

F-16 Block 70 (F-16V) kokpiti
F-16 Block 70 (F-16V) kokpiti

Yine JHMCS kask sistemleri, gece görüş gözlüklerine ve gece uçuşuna uygun bir kokpit tasarımına gidilmiş.

JHMCS kask sistemi
JHMCS kask sistemi

Kısacası kokpit 4.5/4++ nesil savaş uçaklarıyla eş değer yeteneğine sahip.

Silahlar

F-16 zaten tasarlanış felsefesi itibariyle hava hava füzelerinden, taktik nükleer bombalara kadar çok geniş mühimmat skalasına sahip bir uçaktı. Yeni nesil F-16 Block 70 ve 72’de de bu yetenek korundu ve yine bir çok yeni nesil mühimmat da uçaklara entegre edildi.

F-16 Block 70'in cephaneliğinin bir kısmı
F-16 Block 70’in cephaneliğinin bir kısmı

Yunanistan F-16V modernizasyonu

Peace Xenia Programları

Yunan Hava Kuvvetleri Peace Xenia I,II,III,IV programları kapsamında 1997 – 2010 yılları arasında toplam 170 F-16 savaş uçağı teslim almıştır. Peace Xenia I projesi kapsamında 40 adet F-16 Block 30, Peace Xenia II projesi kapsamında 40 adet F-16 Block 50, Peace Xenia III programı kapsamında 60 adet F-16 Block 52+, Peace Xenia IV projesi kapsamında 30 adet F-16 Block 52+ Advanced savaş uçağı teslim alınmıştır.

Peace Xenia I ve II projeleri ile teslim alınan Block 30 ve Block 50 F-16’ların aviyonik modernizasyonu kapsamında Lockheed Martin firması ile CCIP (Common Configuration Implementation Programme; Müşterek Konfigürasyon Uygulama Programı) projesi için görüşmelerde bulunmuş, ancak proje, 2010 başı itibari ile toplam maliyetin USD 450 milyona çıkması ve bütçe sıkıntıları nedeniyle rafa kaldırılmıştı. İsrail ile de benzer bir modernizasyon için görüşülmüş, bu girişim de sonuçsuz kalmıştır.

F-16 Block 72 Modernizasyonu

Yunanistan Peace Xenia III ve IV projeleri ile Block 52+ ve Block 52+ Advanced tipindeki 84 adet F-16’ların modern aviyonik sistemler ve silahlarla F-16 Block 72 (F-16V) seviyesine modernizasyonu ABD nezdinde Yabancı Askeri Satış (Foreign Military Sales – FMS) sürecini 2017 yılında başlattı. 84 adet F-16’nın modernizasyonu için Lockheed Martin ile ABD Savunma Bakanlığı arasında USD996,775,000 tutarındaki sözleşme 20.12.2018 tarihinde imzalandı. Ayrıca modernizasyon sonrası Block 52+ ve Block 52+ Advanced uçaklarından sökülen parçalarla Block 30 ve Block 50 uçakların modernize edilmesi düşünülmektedir.

Yunan Hava Kuvvetleri için planlanan F-16V
Yunan Hava Kuvvetleri için planlanan F-16V

Projelerin 2025 yılı gibi tamamlanması ve Rafale alımları ile 84’ü F-16 Block 72, 18 adedi Rafale olmak üzere Yunan Hava Kuvvetleri toplamda 102 adet AESA radarlı ve gelişmiş veri bağı sistemine sahip savaş uçağına sahip olacak. Nitekim dikkate alınması gereken bir başka husus da F-16V modernizasyonu, Rafale alımı ve olası F-35 alımı ile birlikte Yunan Hava Kuvvetleri ve genel olarak Yunan Silahlı Kuvvetlerinin Fransa, Mısır ve İsrail ile müşterek harekat, veri ve istihbarat paylaşımı konularında ciddi bir gelişme sağlayacağıdır.

Son olarak dikkat edilmesi gereken husus ise belli mecralarda dillendirilmeye başlanan Yunan Hava Kuvvetleri’nin F-35 alım projesi de Ege üzerindeki hava üstünlüğümüze zarar verici nitelikte olacaktır.

Türk F-16’ların geleceği: Viper – Özgür ?

Güncel Durum

Güncel Türk Hava Kuvvetleri envanterinde 37 adet Block 30, 101 adet Block 40, 71 adet Block 50 ve 29 adet Block 50+ olmak üzere toplamda 4 tipte 238 adet F-16 savaş uçağı bulunmaktadır.

Bu uçaklardan Block 40 ve Block 50’ler CCIP modernizasyonu kapsamında aviyonik olarak Block 50+ seviyesine yükseltilmişlerdir. Block 30’lar ise Block 40 ve 50’lerden çıkan parçalarla (ağırlıklı olarak Block 40 parçaları) modernize edilmişlerdir. Nitekim Türk HvKK’nın belkemiğini oluşturan F-16 filosu, milli kritik mühimmatlarla, KC-135R, E-7T Barış Kartalı, C-160 Milkar, İHA/SİHA, F-4E Terminatör 2020 vb. gibi güç çarpanlarıyla desteklenmektedir ve farklı milli mühimmat aileleri, Hava Soj gibi platformlar, yeni nesil İHA/SİHA’larla desteklenmesi planlanmaktadır.

KC-135R Stratotanker, E-7T Barış Kartalı, F-16 Savaşan Şahinler kol uçuşunda
KC-135R Stratotanker, E-7T Barış Kartalı, F-16 Savaşan Şahinler kol uçuşunda

F-16 Block 70 Alımı/Modernizasyonu ve Özgür Projesi

HvKK envanterinde bulunan 29 adet F-16 Block 50+ uçaklarının ise önemli bir yeri vardır. Öncelikle bu uçaklar yukarıda belirttiğimiz gibi CFT’ye ve ek yakıt kapasitesine sahip uçakladır. CFT’li F-16 Block 50+ demek Türk Hava Kuvvetleri için şu an tanker uçak kabiliyeti ile uzun menziller, derinlikli saldırılar demektir. Diğer F-16 tipi uçaklar ile ayni silah yükü ve kanat altı yakıt tanklarına sahip olduklarında bile, CFT’li F-16 uçağı 3000lb daha fazla yakıta sahip olacak. Bu fark çok önemli çünkü şu anki doktrinajımızın odak noktası Libya meselesi ve Doğu Akdeniz görev sahası düşünüldüğünde, HvKK envanterinde daha fazla sayıda CFT’li F-16 olması gerekebilir.

Diğer durum ise eğer Lockheed şirketinden ödenen paralar alınmak istenirse büyük ihtimal şirket nakit para vermek yerine F-16 Block 70 teklif edebilir. Nitekim Türk Hava Kuvvetleri Yunanistan’ın elindeki F-16’lara denk olan F-16’lara sahip olmak isteyebilir. Burada yaklaşık 30-40 civarı yeni F-16 Block 70 alımı ve eldeki Block 50+’ların F-16 Block 70 seviyesine yükseltilmesi istenebilir.

Elde bulunan 209 F-16 ise kullanılmaya devam edilecektir. Burada F-16 filosu için kritik konu, aviyonik olarak AESA radar ihtiyacı ve 3 ekranlı tam dijital kokpit mimarisine geçiş olacaktır. Elimizdeki F-16’lar Block 30’lardan başlanarak sırasıyla Block 40, Block 50 şeklinde Özgür Modernizasyonuna tabii tutulabilir. Bu modernizasyona da sadece F-16 filosunun modernize edilmesi anlamında bakılmamalıdır. Öncelikle kapsamlı aviyonik ve silah entegrasyonu niteliğindeki Özgür Projesi kapsamında gerçekleştirilecek modernizasyon, envanterdeki tüm Block 30 lara uygulanabilecek ve mevcut Block 40/50 F-16’lara milli mühimmatların entegre edilebilmesine de imkan sağlayacaktır. F-16 gibi FLY-BY-WİRE bir uçağın uçuş kontrolü ve radarı ile entegre, milli mühimmatları atabilen sistemlerin entegrasyonunun çalışılması, ülkemizde sadece F-16 uçaklarımızda tıpkı Atak helikopterlerinde sahip olunan hakimiyet artışı olacaktır. Nitekim sadece F-16 filomuz için değil, hedeflenen TF-X projesi için de önemli bir kilometre taşı olacaktır.

F-16 Özgür Modernizasyonunda olan savaş uçağımız
F-16 Özgür Modernizasyonunda olan savaş uçağımız

Tabi bazı şartların oluşması gerekiyor, bu olasılıkların oluşabilmesi için. Öncelikle yeni F-16 alımının nasıl bir siyasi konjonktür gerektiği tam kesinleşmiş bir olgu değildir. Nitekim Özgür Modernizasyonunu için, uçağın üreticisi ABD ile öyle ya da böyle bir işbirliği ve iletişim gerektirecektir. Her halükarda ABD’nin onayı, uçağın üreticisi ile işbirliği şarttır. Söz gelimi milli imkânlarla geliştirilecek bir radar ve görev bilgisayarının uçağa entegrasyonu için, üretici firma ile belli bir seviyede işbirliği gerekecektir. Hiç bir teknik destek ve dokümantasyon alınmadan böyle kapsamlı bir modernizasyonun uygulanması teorik olarak mümkündür, ancak bu durumda maliyet ve harcanacak zaman (özellikle test ve sertifikasyon için) büyük ölçüde artacaktır.

Türk Hava Kuvvetleri’nin 21. yüzyılın etkin ve caydırıcı hava güçlerinden biri olarak kalmaya devam etmesini, bir vatandaş ve bir havacı olarak içten dileklerimle dilerim.