McDonnell Douglas tarafından üretilen F-4E Phantom II uçağı her ülkede olduğu gibi Türk Havacılık tarihinde de çok özel bir yer tutmuştur. İlk uçuşunu 27 Mayıs 1958 yılında yapan F-4 Phantom II uçağı 2020 yılı itibariyle 62 yıldır hizmette olan bir uçak olarak bir çok ülkede başarıyla görevler icra etmiştir ve ediyor olacaktır.

F-4 Phantom II ‘lerin Dünya üzerindeki macerasına buradan ulaşabilirsiniz

F-4 Phantom II Öncesi:

İkinci Dünya Savaşından sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin 1948-1951 yılları arasında uyguladığı “Marshall Yardımları” kapsamında Türkiye Amerika Birleşik Devletinden destek almaya başladı. Bu durum hiç şüphesiz ki askeri alanda da kendini gösterdi. 1950’li yıllardan itibaren Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın askeri teçhizat, araç ve gereç gibi ihtiyaçları bu yardımlardan karşılanmaya başladı.

Türkiye’nin 1952 yılında Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)’ne üye olması ile başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere diğer NATO ülkelerinden yardım ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na büyük miktarlarda uçak ve askeri yardım alınmaya başladı. Bu askeri yardımlar ile Türk Hava Kuvvetleri, hızlı ve geniş kapsamlı bir modernizasyon sürecine girdi.

Türkiye'nin NATO'ya girmesiyle envantere giren uçaklar.
Sırasıyla F-84, F-86, F-100, F-102, F-5 ve F-104 uçakları
Türkiye’nin NATO’ya girmesiyle envantere giren uçaklar.
Sırasıyla F-84, F-86, F-100, F-102, F-5 ve F-104 uçakları

Askeri Yardımlar kapsamında HvKK envanterine F-84, F-86, F-100, F-102, F-5 ve F-104 uçakları girmeye başladı. Fakat 1960’lı yıllarda gelen Kıbrıs ve Yunanistan problemleri 1970’li yıllarda çok rollü, güçlü bir uçak gerektiğini hatırlattı. Yunanistan’ın Amerika Birleşik Devletleri’nden 1971 yılında “Peace Icarus” projesi ile 36 adet F-4E Phantom II savaş uçağı sipariş verdi. Bu gelişmelere binaen Türk Hükümeti de benzer bir alım yoluna gitmeyi tercih etti.

F-4/RF-4 UÇAKLARININ ALIM PROJELERİ:

Peace Diamond Projeleri:

Peace Diamond I:

1972 yılı Şubat ayında Amerikan ve Türk hükümetli arasında başlayan sözleşme görüşmeleri kısa süre içinde tamamlandı.1972 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 1601 sayılı yasa ile FMS (Foreign Military Sales-Yabancı Askeri Satışlar) kapsamında milli bütçeden 40 adet F-4E Phantom II savaş uçağı satın alındı. Alımla birlikte pilotaj eğitimleri, bakım ekiplerinin eğitimi, Eskişehir ve Malatya’daki ana jet üslerinin F-4 Phantom II savaş uçaklarına hazırlanılması gibi bir dizi proje başlatıldı.

F-4 Phantom II savaş uçaklarında eğitim görmek üzere 8’i pilot 4’ü Silah Sistem Operatörü (SSO), 2’si bakım, 1’i elektronik subayı olmak üzere 15’i subay 86’sı farklı sınıflarda astsubaylardan oluşan 101 kişilik kafile iki grup şeklinde 13.10.1973 ve 03.07.1974 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildi. 15.08.1974’de de 1. Ana Jet Üs(Eskişehir) Komutanlığı’nda Şimşek Kıt’a adlı bir eğitim merkezi kurulmuş ve faaliyete başlamıştır.

30 Ağustos 1974 tarihinde 73-1016 ve 73-1017 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçakları Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri’ne bağlı pilotlar tarafından 1. Ana Jet Üs Komutanlığı’na getirilmiştir. Getirilen F-4E Phantom II savaş uçakları öncesinde 9. Ana Jet Üssü’nde olan 193. Tayfun filonun 1. Ana Jet üssüne kaydırılmasıyla 113. Tayfun Filo Komutanlığı’nda göreve başlarlar. F-4E’lerin gelişiyle Hava Kuvvetleri Komutanlığında yeni bir subay sınıfı ihtiyacı oluşur. Başlangıçta Sistem Silah Operatörü “SSO” daha sonraları Sistem Silah Subayı “SSS” olarak adlandırılan bu subayların yetiştirilmesi için 113. Filo ve Şimşek Kıt’a bünyesinde yetiştirme programı uygulanmıştır.

2 Eylül 1974 tarihinde Tayfun Filo Komutanı Hv. Plt. Kur. Kd. Bnb. Ergin Celasin (2000-2002 yılları arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığı da yapmıştır) ve Hv. Plt. Yzb. Ziya Alemdar 73-1016 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağı uçurarak Phantom’un Türkiye macerasını fiilen başlatmışlardır.

Amerika Birleşik Devletlerinin Kıbrıs yüzünden ambargo uygulamasına kadar 1974 yılında 8 adet F-4E Phantom II uçağı 113.Filo’ya teslim edilmiştir. Ambargonun kaldırılmasından sonra projenin kalan 32 uçağının 12 tanesi 113’üncü filoya kalan 20 tanesi ise 112. Şeytan Filo’ya teslim edilmiştir.

Envanterimize ilk gelen F-4E Phantom uçağının kuyruğu (Fotoğraf için Cem Doğut Bey'e saygılar ve teşekkürler)
Envanterimize ilk gelen F-4E Phantom uçağının kuyruğu (Fotoğraf için Cem Doğut Bey’e saygılar ve teşekkürler)
Envanterimize ikinci giren F-4E Phantom uçağımız. Maalesef bu uçağımız 26.04.2011 tarihinde eğitim uçuşu için kalkış yaparken kırıma uğramıştır. Olayın tek sevindirici tarafı iki pilotumuzun sağlıklı bir şekilde bu kazayı atlatmasıdır.
Envanterimize ikinci giren F-4E Phantom uçağımız. Maalesef bu uçağımız 26.04.2011 tarihinde eğitim uçuşu için kalkış yaparken kırıma uğramıştır. Olayın tek sevindirici tarafı iki pilotumuzun sağlıklı bir şekilde bu kazayı atlatmasıdır.

PEACE DİAMOND II:

Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri ile gerilen ilişkilerin yumuşamasından sonra 40 adet daha F-4 alımını kapsayan ikinci sipariş verilmiştir. Peace Diamond II adı verilen bu sipariş paketi 32 adet F-4E’yi ve buna ilaveten uçağın keşif modeli olan 8 adet RF-4E’yi içeriyordu.

111. Panter ve 172. Şahin filolar 1978 ve 1979 yıllarında gelen 32 adet F-4E Phantom II savaş uçağı ile donatılmıştır. 8 adet RF-4E Phantom II savaş uçağı 113. Tayfun filo’daki RF-84F Thunderflash’larının yerine 1980 yılında hizmete girmiştir. 113. Filonun çağrı adı envantere RF-4E uçaklarının gelmesiyle “Tayfun” dan “Işık” a dönüştürülmüştür.

Peace Diamond II projesini Türk Havacılığındaki özel kılan sebep hiç kuşkusuz seri üretime giren 5.000’ inci F-4 Phantom’un Türkiye’ye gelmesidir. Hatta bir ara Amerikalılar bu özel Phantomu kendilerine bile saklamak istemişlerdir.

Üretilen 5.000’ inci F-4 Phantom II savaş uçağı
Üretilen 5.000’ inci F-4 Phantom II savaş uçağı

Bu uçak envantere 77-0290 kuyruk numaralı olarak girmiştir. 2020 Terminatör modernizasyonundan sonra 2020 yılı itibariyle hala görevini ifa ediyor.

Türk Hava Kuvvetleri'ne teslim edilen 5000'inci F-4E, 77-0290 kuyruk numarasına sahiptir.  Terminatör 2020 modernizasyonundan geçirilen uçak halen görevine devam ediyor.
Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilen 5000’inci F-4E, 77-0290 kuyruk numarasına sahiptir. Terminatör 2020 modernizasyonundan geçirilen uçak halen görevine devam ediyor.

Peace Diamond III:

Peace Diamond III projesi kapsamında 1981 yılının Haziran ayından başlayarak 1984 yılının Nisan ayına kadar Amerika Birleşik Devletleri’nin AMARC (Aircraft Maintenance and Regenaration Center) depolarından 15 adet F-4E Phantom II savaş uçağı alınmıştır. Bu uçaklar envanterdeki diğer uçaklardan farklı olarak South East Asia (SEA) adlı kamuflaj düzenine sahiplerdi.  Gelen 15 uçak 173. Filoda hizmete girdi.

Peace Diamond III projesi kapsamında envantere giren F-4E Phantom II savaş uçağı
Peace Diamond III projesi kapsamında envantere giren F-4E Phantom II savaş uçağı
 Peace Diamond III kapsamında 66-0312 kuyruk numarasıyla F-4 Phantom II savaş uçağımız. Bu uçak Şimşek modernizasyonundan geçen F-4E TM'lerin jübile uçuşunda görev almıştır.
Peace Diamond III kapsamında 66-0312 kuyruk numarasıyla F-4 Phantom II savaş uçağımız.

Peace Diamond IV:

F-4E’lerin ilk yıllarında kaza/kırım gibi olaylarının fazla oluşundan ötürü bazı filolarda standart filo uçak sayısının altına düşmeler olur.

Kaybedilen uçakların ikamesi için çeşitli çözümler üzerinde çalışılmıştır. İslam Devrimi’ nden kısa süre sonra İran İslam Cumhuriyeti Hava Kuvvetleri’nin satılığa çıkardığı 70 adet F-14A Tomcat’in ile ilgilenildi. Fakat uçakların İslam Devriminden sonra bakımsız kalmasından ötürü uçakların içinde bulunduğu durumun kötü olması ve tekrardan yeniden uçabilir hale gelmeleri için harcanması gereken paranın büyüklüğü nedeniyle alım gerçekleşmedi. 1980’lerin ilk yarısında ise, Mısır Hava Kuvvetleri’nin ABD’den tedarik edip, bakım – onarımını sağlayamadığı için uçuramadığı F-4E filosunun satın alınması gündeme geldi. Toplam 34 F-4E için yoğun şekilde yürütülen görüşme trafiği, Kahire yönetiminin uçaklar için fahiş fiyat talep etmesi ve uçakların kötü durumu nedeniyle 1986 yılında sonlandırıldı. Yine bu dönemde İngiltere’den 40 adet Tornado alımı gündeme gelmişse de, bu proje de İngiliz Hükümeti’nin tavrı nedeniyle hayata geçemedi.

Alternatif çözümlerin hayata geçmemesinden ötürü 1984-1985 yıllarında Birleşik Devletler Hava Kuvvetler envanterinden çıkarılmaya hazırlanan 15 uçak Türk Hava Kuvvetleri’ne alındı.  Bu uçaklar mevcuttaki F-4 filolarının kaza/kırımlardan ötürü yaşadıkları uçak eksikliklerini tamamlamak için çeşitli F-4 filolarına dağıtıldı.

Peace Diamond IV projesi kapsamında envantere giren 67-0208 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.
Peace Diamond IV projesi kapsamında envantere giren 67-0208 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.
Peace Diamond IV projesi kapsamında envantere giren 66-0305 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.
Peace Diamond IV projesi kapsamında envantere giren 66-0305 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.

Peace Diamond V:

1987 yıllarının yaz aylarında Birleşik Devletler Hava Ulusal Muhafızları’nın envanterinde bulunan 40 adet F-4E savaş uçağı alındı. 131. Ejder Filo ve 132. Hançer filo bu uçaklarla donatıldılar.

Peace Diamond V projesi kapsamında envantere giren 66-0300 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.
Peace Diamond V projesi kapsamında envantere giren 66-0300 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.

Peace Diamond VI:

Peace Diamond V projesinin sonuna kadar Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine 142’si F-4E, 8’si RF-4E olan 150 tane F-4 uçağı envantere girdi.

Fakat F-4 Phantomların envanterdeki ilk yıllarında çok fazla kaza/kırım olması Hava Kuvvetleri’ nde problem teşkil etmeye başladı. 1980’li yılların sonunda aynı zamanda 160 adet F-16C/D savaş uçağı da envantere girmeye başlamıştı. Fakat bu yüksek kaza/kırım oranlarının yüksekliğinden ötürü F-100, F-104 ve F-5 filolarının yenilenmesi gecikmeye başlamıştı. Bu durumdan ötürü 132. Filo 1989 yılında diğer filoların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla söndürülmüştür.

1990’lı yılların başında Irak’ın Kuveyt’i işgaline karşı yürütülen Çöl Fırtınası Harekatına destek vermesinden ötürü Hava Kuvvetleri Komutanlığı Birleşik Devletler Hava Ulusal Muhafızları’nın envanter dışına çıkardığı 40 adet F-4E’yi teslim almıştır. Bu uçaklar Türk Hava Kuvvetleri’ne köpekbalığı ağzına benzetilerek boyanan burunları ile teslim edildiler.

Toplam 40 adet uçağın 32’si 1991’de, kalan 8’i de 1992’de envantere girdi. Bu uçakların hava-hava radar modları daha iyi olduğu için genellikle 112. ve 172. filolarda hava-hava görevlerinde kullanıldı.

Peace Diamond VI projesi kapsamında envantere giren 66-0342 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.
Peace Diamond VI projesi kapsamında envantere giren 66-0342 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız.
Peace Diamond V projesi kapsamında envantere giren 68-0504 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız. Uçağımız 2020 Terminatör Modernizasyondan geçerek uçuşa devam ediyor.
Peace Diamond V projesi kapsamında envantere giren 68-0504 kuyruk numaralı F-4E Phantom II savaş uçağımız. Uçağımız 2020 Terminatör Modernizasyondan geçerek uçuşa devam ediyor.

Kaan Projesi:

3 Ekim 1990 yılında Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesiyle Alman Hava Kuvvetleri’nin elinde ihtiyaç fazlası hale gelen 46 adet RF-4E, Kaan Projesi ile satın alındı. Uçaklardan 14 tanesi yedek parça uçağı olarak belirlendi. Kalan 32 adet RF-4 ise teslimden önce Messerschmitt-Bölkow-Blohm (MBB) şirketi tarafından kapsamlı bir bakım, onarım ve iyileştirmeye tabi tutulmuştur. Modernizasyon kapsamında ayrıca uçakların AN/APQ-99 radarları, yeni geliştirilen ve Amerikan Hava Kuvvetleri’nin modernize ettiği kendi RF-4C’lerinde de o dönemde kullanılmaya başlanan AN/APG-172 radar sistemi ile değiştirilmiştir.

Uçuş saatleri düşük olan RF-4E’lerle önce Eskişehir’de uzun yıllar 8 uçakla operasyon yapan 113. Filo gelen yeni RF-4’lerle Türk Hava Kuvvetleri’nin o yıllarda standart filo uçak sayısı olan 20’ye yükseltildi. 173. Filo’da bulunan F-4E’ler, tüm F-4E’lerini 171. Filo’ya gönderen 172. Filo’ya kaydırıldı. Kalan RF-4’lerde 173. Filoya gönderildi. 113’üncü ve 173’üncü filolara 1992 yılında başlayan teslimatlar 1994 yılında tamamlanmıştır.

Ayrıyeten 1994 yılında Eskişehir’de Bora Kıt’a Komutanlığı kurularak Malatya’daki 173’üncü Filo’nun keşif rolüne dönüştürülmesi amacıyla RF-4E Harbe Hazırlık Eğitimi verilmiştir.

Kaan projesi kapsamında envanterimize giren 69-7512 RF-4E savaş uçağımız. Uçak Işık Projesi kapsamında modernize edilmiştir.
Kaan projesi kapsamında envanterimize giren 69-7512 RF-4E savaş uçağımız. Uçak Işık Projesi kapsamında modernize edilmiştir.

F-4’LERİN TÜRK HAVA KUVVETLERİ AÇISINDAN ÖNEMİ:

F-4E’ler Hava Kuvvetlerinde eğitim/taktik/mühimmat gibi önemli konularda çok kapsamlı iyileştirme/modernizelere sahip olmuş bir uçaktır.

Türk Hava Kuvvetleri, biri harbe hazırlık (Operational Conversion Unit; OCU) ve ikisi taktik keşif olmak üzere toplam 8 filoyu donatacak şekilde 222 si aktif 14 ü yedek parça olacak şekilde toplam 236 adet F-4 Phantom II teslim aldı.

F-4 Phantom II ile birlikte aynı zamanda Türk Hava Kuvvetleri modern mühimmat, elektronik harp ve çeşitli yeni doktrinler kazanarak gücüne güç katmıştır.

Hava-Hava görevleri için görüş içi menzil için kızılötesi(IR) güdümlü AIM-9B/P Sidewinder füzeleri, görüş ötesi menzil için yarı-aktif radar güdümlü AIM-7E Sparrow füzeleri envantere girmiştir.

Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı F-4E savaş uçağımız Aim-7 Sparrow füzeleri ile görevde
Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-4E savaş uçağımız Aim-7 Sparrow füzeleri ile görevde

Hava-Yer saldırıları için Elektroptik güdümlü AGM-65A Maverick füzeleri, TV güdümlü AGM-65B Maverick Füzesi, AN/AVQ-23 Pave Spike lazer hedefleme podu, lazer güdümlü 500 ve 2000 librelik GBU-10/12 Paveway I/II ve optik güdümlü 2000 librelik GBU-8 HOBOS bombaları envantere dahil edilmiştir. Bu mühimmatlardan ötürü Türk Hava Kuvvetleri ilk defa güdümlü bomba atma kapasitesine sahip olmuştur.

F-4E 2020 uçağımız Pave Spike hedefleme podu ve  4 adet Aselsan üretimi Lazer Güdüm Kitli (LGK) bombayla
F-4E 2020 uçağımız Pave Spike hedefleme podu ve 4 adet Aselsan üretimi Lazer Güdüm Kitli (LGK) bombayla

Uçaklar sahip oldukları AN/APQ-120 radarı sayesinde, her hava şartında görevlerini başarıyla ifa etmişlerdir. Ayrıca uçakların elektronik harp kabiliyetlerini arttırmak amacıyla dönemin kendini kanıtlamış etkili elektronik karıştırıcı (ECM) sistemlerinden biri olan ALQ-119 podları da envantere alınmıştır.

TÜRK PHANTOMLARININ MODERNİZASYONU:

F-4E PHANTOM II LERİN MODERNİZASYONU

TERMİNATÖR 2020 (TERMİNATÖR 1) MODERNİZASYONU:

Envantere giren F-4E uçaklarının 90’lı yıllara geldiğinde güncelliğini yitirmeye başlamıştı. Bu duruma karşı Hava Kuvvetleri Komutanlığı farklı projeler yürüttü. İlk önce İngiltere’den Tornado alımı gündeme geldi. Yaklaşık 40 civarı Tornado alımı üzerine görüşmeler yapılmaya başladı. Fakat İngiliz tarafının işi sürüncemede bırakması Tornado defterini Türkiye için kapattı. Öte yandan Yunanistan’ın F-15 alımı isteği üzerine hemen Türk tarafı da F-15 alım görüşmelerine başladı. Fakat 90’lı yıllarda kötüleşen Türk Ekonomisi F-15 lerin maliyetlerinin yüksekliğini kaldıracak durumda değildi. Bu yüzden F-15 alımı da iptal edildi. Yapılan hesaplamalar, modernizasyon ile ömür uzatılması sayesinde yeni bir uçak almak yerine 1/4 bütçe ile uzun yıllar envanterde kalabilecek bir uçağa kavuşulacaktı.

F-4E uçaklarının modernizasyonu için başlatılan ihaleye Almanyadan DASA ve İsrailden IAI şirketi girdi.

DASA Şirketinin Teklifi:

Almanyanın DASA şirketinin modernizasyonunda AN/APQ-120 radarının F/A-18 Hornetlerde kullanılan AN/APG-65 radarı ile değiştirilmesi, yeni nesil GEC Marconi uçuş bilgisayarları, yeni nesil aviyonik göstergeler, MIL-STD-1553B veri yolu ile AIM-120 AMRAAM orta menzilli havadan havaya füze ateşleyebilme kabiliyeti içeriyordu. İlerleyen yıllarda Yunan Hava Kuvvetleri bu proje ile F-4’lerini modernize etmiştir.

DASA firmasının önerdiği ICE modernizasyonundan geçen bir Alman F-4'ünün kokpiti
DASA firmasının önerdiği ICE modernizasyonundan geçen bir Alman F-4’ünün kokpiti

IAI Şirketinin Teklifi:

İsrailli IAI şirketinin teklifi ise Kurnass 2000 ve IAI Lavi projelerinin bir sentezidir. IAI şirketinin teklifinde radarın Elta üretimi EL/M-2032 ile değiştirilmesi, uçağa AN/ALQ-178(V)3 elektronik karşı tedbir sistemi, MXF-484 VHF/UHF telsiz, HOTAS uçuş kumanda sistemi, başüstü (HUD) gösterge ,tümleşik INS/GPS seyrüsefer sistemi, AVTR uçuş video kayıt sistemi, renkli çok fonksiyonlu göstergeler (MFD), yeni görev bilgisayarı, MIL-STD-1553B veri yolu eklenmesini içermekteydi. Ekstradan uçaklara Popeye füzeleri ve ELTA EL/L-8225 elektronik harp podu da projeye dahil edildi.

Terminatör 2020 projesinin kritik silahı olan Popeye füzeleri
Terminatör 2020 projesinin kritik silahı olan Popeye füzeleri

Uçağın radarının yeni bir projenin ürünü olan Elta üretimi EL/M-2032 olması risk unsuruydu fakat Hava Kuvvetleri Komutanlığı girilen bu riskin meyvesini ilerde yüksek performansla kat be kat alacaktı.

Kısaca EL/M-2032 uçağının radarının performansından bahsedecek olursak İsrail ELTA firması tarafından üretilen EL/M-2035 çok görevli, X bandında SAR/GMTI (Syntetic Aparture Radar/Ground Target Moving Indicator) kabiliyetine sahip ve Pulse Doppler prensibinde çalışmaktadır.  Radar SAR/GMTI fonksiyonu sayesinde, tank, zırhlı araç, top, füze bataryası, uçak (yerde), sabit yer radarları ve diğer mobil-sabit ve/veya yer-suüstü hedefleri fotoğraf kalitesine yakın bir çözünürlükle görüntülenebilmektedir. SAR/GMTI moduyla elde edilen resimlerden, yerdeki hedeflerin menzil ve koordinatları tespit edilebilmektedir. Özellikle Block 50+ F-16 alımı ve F-16’lar CCIP modernizasyonuna girmeden önceki zaman zarfında F-4’lerin radarı Hava Kuvvetleri’nin elindeki en güçlü hava-yer radarıydı.

Elta üretimi EL/M-2032 radar
Elta üretimi EL/M-2032 radar

Teklifler arasından 1997 yılında IAI şirketi seçildi ve şirket ile 632.5 milyon dolarlık bir sözleşme imzalandı. Terminatör 2020 adı verilen proje ile modernize edilecek uçakların tüm kablaj donanımı değiştirildi, gövde iyileştirmeye ve yenilemeye tabi tutuldu. GE-J79 motorları da modernizeden geçip artık afterburnerdayken (artyakıcıdayken) siyah egzoz dumanı çıkarma sorunu giderildi. Ayrıyeten uçakların motorlarının maksimum hızları 2.5 mach’a çıkartıldı.

Yapılan anlaşmaya göre, 54 adet F-4E Phantom uçağının 26 adedi İsrail’de, geri kalan 28 adedi Türk Hava Kuvvetlerinin Eskişehir’de konuşlu 1’inci Hava İkmal ve Bakım Merkezinde modernizasyona tabi tutulacaktı. Anlaşmaya göre İsrail’in, modernizasyonun 28 uçağını kapsayan Türkiye bölümü için gerekli gövde ve aviyonik modernizasyon kitlerini sağlaması, Türk mühendislerine aviyonik entegrasyon eğitimi verilmesi, entegrasyon için bir Sistem Entegrasyon Laboratuvarının (SEL) kurulması ve bu laboratuvarın daha sonra Eskişehir’e transfer edilmesini kapsıyordu. Proje dahilinde İsrail’in sağladığı bu teknoloji transferi sayesinde, 1’inci Hava İkmal ve Bakım Merkezi’nin teknolojik imkanları geliştirilerek, uçaklar üzerinde istediği yapısal ve aviyonik değişiklikleri yapma kabiliyetine de sahip olması planlanmıştır.

Proje kapsamında modernize edilen ilk uçak olan 73-1032, ilk uçuşunu 11.02.1999 tarihinde gerçekleştirmiştir.

Terminatör 2020 modernizasyonundan geçen uçağımız test uçuşunda
Terminatör 2020 modernizasyonundan geçen uçağımız test uçuşunda

Modernize edilen ilk iki uçak olan 73-1032 ve 68- 0498 kuyruk numaralı iki F-4E 2020 Terminatör 27 Ocak 2000 tarihinde düzenlenen tören ile Türk Hava Kuvvetlerine teslim edilmiştir. Teslim alınan iki uçak 111’inci Filo Komutanlığı’nda göreve başlamıştır. 21 Aralık 2001 tarihindeyse 171’inci Filo’ya ilk F-4E 2020 Terminatör teslimatı gerçekleştirilmiştir. Teslimatlar 2003 yılında tamamlanmıştır.

Terminatör Projesi en önemli özelliklerinden biri de uçaklara takılan Mil STD 1553 uçuş bilgisayarının tüm kaynak kodlarının Hava Kuvvetleri’nin elinde olmasıdır. Bu sayesinde sayesinde, uçaklara istenilen tüm modern silahların kolaylıkla sertifiye edilerek entegrasyonları sağlanabilmektedir. Bu özellik sayesinde Terminatörler 401. Test Filo’nun ve Türk Savunma Sanayisi’nin göz bebeğidir.

F-4E 2020 Terminatör uçaklarının tüm gövde, yapı ve ayiyonik sistemlerine tam hakimiyet kazanan Türkiye, ulusal savunma sanayiinin gelişimi ile birlikte bu uçakların kabiliyetlerini bu sefer kendi imkânları ile geliştirmeye başladı. Bu kapsamda ilk adım, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Hassas Güdüm Kiti (HGK) projesidir. 2,000lb genel maksat bombasının, INS/GPS güdüm kiti eklenerek hassas güdümlü hale getirildiği HGK, F-4E/2020’lerde denenerek bu uçağın standart silah donanımı arasına girdi. HGK’yı, yine INS/GPS güdümlü Kanat Güdüm Kiti (KGK); beton sığınak ve tünelleri tahrip etme kabiliyetine sahip tandem çift harp başlıklı Nüfuz Edici Bomba (NEB), HGK’nın farklı ağırlıktaki türevleri ve nihayet en önemlisi, SOM uzun menzilli seyir füzesi izledi.

Hedefleme sistemi tarafında ise eski nesil Pave Spike’ların yerine geliştirilen ASELSAN tarafından geliştirilen hedefleme podu ASELPOD kullanılmakta.

F-4E 2020 Terminatör Savaş Uçağımızın Ön Kokpiti (Cem Doğut Bey'e teşekkürler)
F-4E 2020 Terminatör Savaş Uçağımızın Ön Kokpiti (Cem Doğut Bey’e teşekkürler)
F-4E 2020 Terminatör Savaş Uçağımızın Arka Kokpiti (Cem Doğut Bey'e teşekkürler)
F-4E 2020 Terminatör Savaş Uçağımızın Arka Kokpiti (Cem Doğut Bey’e teşekkürler)

Terminatör 2 Modernizasyonu:

Terminatör 2020 projesinin başarıyla tamamlanmasından sonra Türkiye 48 uçağı içeren bir ikinci modernizasyon paketini incelemeye aldı. 112 ve 172. Filo’ların F-4E’lerinin ağırlıklı olarak hava-hava kabiliyetlerini geliştirilecek bir proje öngörüldü. Proje kapsamında yerli savunma sanayiinin katkısının da artırılması istendi. İsrail  ile yürütülen sözleşme görüşmeleri, 670 milyon dolarlara varan maliyet nedeniyle 2005 yılında iptal edildi.

Şimşek Modernizasyonu:

Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve ASELSAN arasında 2006 yılında imzalanan 24 Milyon Dolarlık sözleşme imzalandı. Terminatör 2020 projesinde elde edilen kabiliyetler kapsamında milli imkanlarla 2006 yılının Şubat ayında 1. Hava İkmal Komutanlığı’nda Şimşek adlı modernizasyon programı başlatıldı. Bu modernizasyon kapsamında Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki 16 adet F-4E Phantom II savaş uçağı gövde yenilemesi ve ömür uzatılmasının yanı sıra aviyonik modernizasyondan geçirilmeye başladı. 68-0403 kuyruk numaralı ilk prototip resmi test uçuşunu 24 Aralık 2009 tarihinde yaptı ve ilk uçağın Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslimatı 02 Mart 2010 tarihinde yapıldı.

Orgeneral Aksay, projede katkıları bulunan 1'inci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanı Tümgeneral Tayfun Fikret Erbilgin ve ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Çavdaroğlu’na da birer plaket verdi.
Orgeneral Aksay, projede katkıları bulunan 1’inci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanı Tümgeneral Tayfun Fikret Erbilgin ve ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Çavdaroğlu’na da birer plaket verdi.
Şimşek Modernizasyonu kapsamında modernize edilen F-4E TM savaş uçağımız
Şimşek Modernizasyonu kapsamında modernize edilen F-4E TM savaş uçağımız

Uçaklara ASELSAN ürünü Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS) gömülü LN-100GT Ataletsel Seyrüsefer Sistemi takılarak, uçakların seyrüsefer sistemi günümüz teknolojisine uygun hale getirildi. Uçaklara takılan CDU-900 Kontrol Gösterge Ünitesi ve üzerinde ASELSAN mühendisleri tarafından geliştirilen Operasyonel Uçuş Yazılımı ile Uçuş Yönetiminin her türlü hava koşulunda yüksek doğrulukta gerçekleşmesi sağlandı. Uçaklara UHF ve VHF bantlarında haberleşme olanağı sağlayan, kriptolu ASELSAN MXF-484 telsizi takılarak etkili ve güvenli haberleşme yeteneği kazandırıldı.

Uçakların yenilenen ve sayısal arayüze sahip LN-100GT gibi aviyonik sistemleri ile uçakta muhafaza edilen orijinal analog gösterge sistemleri arasındaki haberleşme ise Işık Projesi’nde olduğu gibi Aselsan tarafından tasarlanan SBU-100 Senkro Çevirici Ünitesi üzerinden sağlanmıştır. Bu sayede pilotların kullanımına alışmış oldukları mevcut göstergelerin işleyişinde değişiklik yapılmaksızın, modern ve sayısal sistemlerle bir arada çalışmaları sağlanmıştır.

Uçaklar 1’inci HİBM Komutanlığı bünyesinde kurulan ve uçak aviyonik mimarisinin laboratuvar ortamında oluşturulmuş fonksiyonel bir örneği olan Sistem Entegrasyon Laboratuvarı’nda (SEL) yer testlerinden geçirilmiştir. Proje kapsamında 120’yi aşkın parametrenin F-4E/TM uçağı üzerinden ölçülebilmesi amacıyla uçak üzerinde Uçuş Test Ölçümlendirme çalışmaları 1’inci HİBM Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Uçuş Test Ölçüm Merkezi’nde icra edilmiştir. Bu merkez 401’inci Test Filonun ilk adımlarını oluşturmuştur. 2011 yılında tamamlanan projeden sonra uçaklar F-4E/TM olarak adlandırılmıştır.

Şimşek Modernizasyonu kapsamında modernize edilen F-4E TM savaş uçağımız
Şimşek Modernizasyonu kapsamında modernize edilen F-4E TM savaş uçağımız

Proje kapsamında modernize edilen uçakların 2016 yılına kadar görevde kalması bekleniyordu. Fakat uçaklar öngörülen zamandan erken olarak 2012 yılının Haziran ayında uçuştan çekildi.

RF-4E’LERİN MODERNİZASYONU:

MİLLİ PROJE “IŞIK PROJESİ”:

F-4E uçaklarının Terminatör 2020 projesiyle modernize edilmesinde kazanan kabiliyetler ilk Milli Uçak modernizasyon projemiz olan IŞIK projesi hayata geçirilmiştir.

Bu kapsamda Proje ile ABD’den satın alınan 7 adet RF-4E ile Alman Hava Kuvvetleri’nden devralınan RF-4E uçakları arasından seçilen 11 adet RF-4  uçakları proje kapsamına alınmıştır. Toplamda 18 adet RF-4E savaş uçağının her türlü hava şartında, gece ve gündüz hassas seyrüsefer yapabilecek, elektronik harp koruması altında keşif görevlerini başarıyla icra edebilecek imkân ve kabiliyete kavuşması için Işık Projesi başlatıldı.

Proje iki adımdan oluşacaktı. Birinci aşamada uçakların gövdelerinde iyileştirme ve güçlendirme çalışmaları ile aviyonik sistemler yenilenecekti. İkinci aşamada ise yeni nesil elektrooptik ve radar keşif podlarının alımı ve entegrasyonu yapılacaktı.

Projenin İlk Aşaması:

Projenin ilk aşaması kapsamında 1. Hava İkmal Bakım Komutanlığı ve Aselsan arasında olacaktı ve sözleşmenin tutarı 24.4 Milyon dolardı. USAF ve GAF RF-4E’ler donanım olarak DA yapısal olarak da farklılıklar taşımaktaydı. USAF RF-4E’ler envanterdeki diğer F-4E’ler gibi hücum kenarında manevralı slatlara sahipken, GAF RF-4E’ler hücum kenarı flapları ve “Boundary Layer Control (BLC)” sahipti. Diğer yapısal farkları da USAF’lar yuvarlak hatlı kamera yuvasına sahipken GAF’lar köşeli hatlı kamera yuvasına sahipti. Amerikan ve Alman F-4E’lerinin yapısal farklılıklarından ötürü öncelikle uçakların benzer yapısal ve aviyonik konfigrasyonda olması planlandı.

Proje 29 Ocak 2004 yılında başlatılmıştır. Bir adedi Amerikan, bir adedi Alman olan prototipler modernize edilmeye başlanmıştır. Modernize edilen uçaklardan ilki 19 Aralık 2008 tarihinde ikinci uçak ise 19 Ocak 2009 tarihinde test uçuşlarına başlamıştır. 16 Nisan 2009 tarihinde ise test uçuşları tamamlanmıştır. Diğer 16 adet uçağın yapısal modernizasyonu 2010 yılında tamamlanmıştır.

Işık Projesi'nden geçen RF-4E uçağımız yapılan törende sergileniyor
Işık Projesi’nden geçen RF-4E uçağımız yapılan törende sergileniyor

Uçakların aviyoniklerinin modernizasyonu kapsamında Amerikan ve Alman RF-4’lerinin kokpitleri standart hale getirildi. Yenilenen Aviyonik sistemin için uçağa ilave kablo montajı yapılmıştır. Modernizasyon kapsamında yeni aviyoniklerden, pilot ile Uçuş Yönetim Sistemi arasında birincil arayüz görevini gerçekleştiren CDU-900Z Kontrol Gösterge Birimi ve AN/ALQ-173[V]3R pasif elektronik harp sistemine ait Radar İkaz Alıcısı (RWR) ekranı ön kokpit ön borda paneline yerleştirilmiştir. Ön kokpitte yer alan sağ ve sol konsollar yeniden tasarlanarak RWR Kontrol Ünitesi, Silah Kontrol Paneli, Aviyonik Aktivasyon Paneli (AAP) ve Keşif Paneli takılmıştır. Arka kokpit ön borda paneline pilotlara tehdit ortamındaki bilgileri anında ve renkli olarak sunabilen RWR kontrol ünitesi ve ekranı yerleştirilmiştir. Arka kokpit sağ ve sol konsol yeniden tasarlanarak CDU-900, AAP ve MILSEC-III kripto üniteleri takılmış, mevcut paneller üzerinde bir dizi tadilat yapılmıştır.

LN-12 Ataletsel Seyrüsefer Sistemi (INS), LN-100GT Gömülü INS/GPS (EGI) sistemi ile değiştirilmiş böylece uçağın saatteki mil hatası 3.6nm’den INS devrede iken 0.8nm’ye, INS/GPS birlikte kullanılırken de 10 metreler düzeyine düşürülerek uçağa çok hassas bir seyrüsefer kabiliyeti kazandırılmıştır. Uçağın yenilenen ve sayısal arayüze sahip LN-100GT gibi aviyonik sistemleri ile uçakta muhafaza edilen orijinal analog gösterge sistemleri arasındaki haberleşme ise SBU-100 Senkro Çevirici Ünitesi üzerinden sağlanmıştır. SBU-100 bu proje ihtiyaçları için Aselsan tarafından özel olarak tasarlanmıştır.

Radar altimetre sistemi AN/APN-159 iken bu sistem CARA (Birleşik İrtifa Radar Altimetresi) AN/APN-232 sistemine dönüştürülmüştür.

Haberleşme sistemi de kapsamlı bir yenileştirmeye tabi tutulmuştur. Mevcut UHF frekansı RT-793A/ASQ ve HF frekansı RT-792/ARC-105 telsiz setleri Aselsan tarafından teslim edilen kriptolu ve Link 11 uyumlu 2 adet MXF-484 UHF/VHF Have Quick telsiz seti, 1 adet ARC-190 HF telsiz, Aviyonik Aktivasyon Paneli ve Gaz Kolu PTT (Bas Konuş) Anahtarı uçaklara entegre edilmiştir. EH sistemi modernizasyonu kapsamında uçaklarda yer alan AN/ALR-46 RWR sistemi, AN/ALQ-178[V]3R Pasif Elektronik Harp Sistemi ile değiştirilmiştir. Amerikan RF-4E uçaklarında bulunan KS-146B LOROP keşif podu kabiliyeti, Işık Projesi kapsamında 5 adet Alman RF-4E uçağına da kazandırılmıştır. Böylece toplam 12 adet RF-4E/TM uçağı keşif podu taşıma kabiliyetine sahip olmuştur. KS-146B keşif podu sistemi olarak uçaklara; Keşif Podu, Kontrol Paneli, Güç Akım Kesme Kutusu, Sağa Bakış ve Sola Bakış Üniteleri takılmıştır. KS-146B keşif podu sisteminin uçak üzerinde LN-100GT seyrüsefer sisteminden ihtiyaç duyacağı INS sinyallerinin arayüz bilgileri SBU-100 üzerinden sağlanmıştır.

Ülkemizin ilk milli uçak modernizasyonu olan Işık Projesi ile yenilenen RF-4E/TM uçağımız, özgün kamuflajı ile Erhaç Meydanı selamlıyor.
Ülkemizin ilk milli uçak modernizasyonu olan Işık Projesi ile yenilenen RF-4E/TM uçağımız, özgün kamuflajı ile Erhaç Meydanı selamlıyor.

Öte yandan RF-4E uçakları normalde silah taşımamalarına rağmen Türk Hava Kuvvetleri’ndeki RF-4E’ler, Işık modernizasyonundan sonra güdümlü silah taşıma kabiliyetine sahip oldular. Nitekim İzmir’de Haziran 2011’de düzenlenen hava gösterileri sırasında kanat altlarında TÜBİTAK tarafından geliştirilmiş hassas güdümlü bombalar taşıyan bir RF-4ETM sergilenmişti.

2011 İzmir Hava Gösterileri sırasında sergilenen bir RF-4E TM savaş uçağı. Uçağın kanat altlarında hassas güdümlü bombalar bulunuyor
2011 İzmir Hava Gösterileri sırasında sergilenen bir RF-4E TM savaş uçağı. Uçağın kanat altlarında hassas güdümlü bombalar bulunuyor

Projenin İkinci Aşaması:

Işık Projesi’nin ikinci aşamasında TARP projesi ile elektrooptik ve radar keşif podları ve bu podların aktardığı verilerin kıymetlendirileceği yer istasyonlarının tedariği planlandı.

Projenin temelleri 1990’lı yıllarda  RF-4E’lerin eski nesil ıslak film kameralarının modern keşif kameraları ile değiştirilmek istemesine dayanıyor. Hava Kuvvetleri’nin bu isteklerine binaen ihale açılıyor ve ihaleyi 2000 yılında İsrailli Elop şirketi kazanıyor. Elop şirketine bu kapsamda 36 milyon dolar karşılığında iki adet LOROP (Long Range Oblique Photography; Uzun Menzil Yanal Görüntüleme) keşif podu ve bu keşif podlarının ileteceği verileri kıymetlendirmek için Görüntü Kıymetlendirme İstasyonu (GKİ) siparişi verildi.

Projenin teslimat tarihi 2001 yılındaydı fakat LOROP podları üç yıl gecikme ile 2004 yılında teslim edildi. 2004 yılında teslim edilen podlar testlerden başarılı bir şekilde geçemedi. İsrailli Elop şirketinin podları düzeltmek için ard arda ek süreler istemesi üzerine proje sıkıntıya girdi. Proje 2006 yılının Ocak ayında Türkiye tarafından tek taraflı şekilde fesh edildi. Elop şirketi 13 milyon dolar cezaya çarptırıldı ve 3 milyon dolarlık teminat mektubuna da el kondu. Elop şirketi ise sorunlarına sebep olduğu gerekçesi ile podların datalink (veri bağı) üreticisi olan Rafael şirketi ile davalık oldu.

173. Şafak Filoya Bağlı F-4ümüz Lorop Poduyla
173. Şafak Filoya Bağlı F-4ümüz Lorop Poduyla

Lorop projesinin iptalinden kısa bir süre sonra 2006 yılının Şubat ayında yeni bir proje hayata geçirildi.

Tarp Projesi

TARP (Turkish Aerial Reconnaissance Program) adı verilen proje,  dört adet elektrooptik / kızılötesi (PRESS) ve iki adet SAR/GMTI radar (SARENS) keşif podu, bir adet sabit ve iki adet seyyar GKİ ile üç adet yer veri link terminalinin tedariğini kapsıyordu. ASELSAN’ın ana yüklenici olacağı ve GKİ’nin MilSoft, yer data link terminalini ise Savronik’in geliştireceği projede adaylar, Recon Optical, BAE Systems, Lockheed Martin, Goodrich, Elbit-ElOp, IAI-Elta, Rafael ve Thales şirketleri idi. Ana yüklenici ASELSAN, PRESS için Elbit / ElOp üretimi Condor 2 LOROP; SARENS için ise IAI / Elta üretimi EL/M-2060P sistemlerini seçti. Elbit / ElOp ile USD87 milyon; IAI / Elta ile de USD54 milyon tutarındaki sözleşmeler 2008 Aralık ayında imzalandı. Sözleşme kapsamında teslimatların 2011 – 2012 arasında tamamlanması planlanmıştı. Çatı sözleşme kapsamında ayrıca USD24 milyon tutarında bir teknoloji transferi ve entegrasyon kalemi de bulunmaktaydı. Tedarik edilecek podların ve yer segmentinin entegre lojistik desteği de ASELSAN tarafından sağlanacaktı.

Üst resimde ElOp Condor II LoROP sistemi
Alt resimde Elta El/M-2060P SAR sistemi
Üst resimde ElOp Condor II LoROP sistemi
Alt resimde Elta El/M-2060P SAR sistemi

TARP projesi, HvKK envanterindeki RF-4E’lerin modernizasyonunu içeren Işık projesinin en önemli ayağını oluşturmaktaydı. Hizmete alındıklarında bu podlar, mevcut ıslak film kameralarının yerini alarak gerçek ve gerçeğe yakın zamanlı uzun menzilli SAR ve EO/IR görüntü keşfinde kullanılacaklardı. TARP Projesi, 2010 yılında cereyan eden Mavi Marmara olayı ve akabinde Türkiye – İsrail ilişkilerinin kopmasından ilk etkilenen savunma projesi oldu. Tüm askeri işbirliği faaliyetlerinin kesilmesi ile birlikte proje, 2011 Aralık ayında İsrail tarafından tek taraflı olarak feshedildi.

Sonuç olarak Işık projesi kapsamında toplamda 18 adet RF-4E modernizasyondan geçirilerek RF-4E TM olarak adlandırılmıştır. 18 adetlik RF-4ETM filosunun 12 adetlik kısmı son derece modern keşif – gözetleme kabiliyetine sahip olmuştur. Kalan 6 adedinin daha ikincil görevlerde kullanılması planlanmıştır. 

Ne var ki bu güzel uçak, kamuoyunun gündemine son 3 yılda acı olaylarla taşınmıştır. 22.06.2012 tarihinde 173. Filo’ya ait bir RF-4E/TM, Hatay açıklarında Suriye hava savunması tarafından düşürüldü ve iki pilotumuz şehit oldu. Ertesi sene Sivas Kangal’da bir başka RF-4E/TM düştü; pilotlar fırlatma koltuğu ile atlayarak kurtuldu. Ancak bu sene Şubat ayında Malatya’da iniş için alçalmakta olan iki RF-4E/TM’nin düşmesi ve dört pilotun şehit olması, kamuoyunda oluşan yanlış algı ile birleşince tüm Phantom filosuna yönelen bir şüphe ve tepkiye neden oldu. Eleştiri ve spekülasyonlar zirvedeyken Mart ayında Konya’da bir F-4E/2020’nin düşmesi ve iki pilotun şehit olması, zaten 2015 yılı içinde planlanmış olan RF-4E/TM’lerin emekliliğini erkene çekti. 2014 yılında söndürülen 113. Filo’nun uçaklarını devralan 173. Filo’da aktif kalan son 8 RF-4E/TM, 12.03.2015 tarihinde düzenlenen bir törenle emekliye ayrılmıştır. Yerlerini DB-110 keşif podlu F-16 Block 30lu uçaklar almıştır.

77-0315 kuyruk numaralı RF-4E TM uçağımız jübile uçuşu için kalkış yapıyor. Son görevde çekilen eski nesil son "ıslak tabanlı" hava fotoğrafı da komutanlığın envanterindeki RF-4E uçağının son ürünü olarak kayda geçti.
77-0315 kuyruk numaralı RF-4E TM uçağımız jübile uçuşu için kalkış yapıyor. Son görevde çekilen eski nesil son “ıslak tabanlı” hava fotoğrafı da komutanlığın envanterindeki RF-4E uçağının son ürünü olarak kayda geçti.

Not: 2008 yılında Almanya Türkiye’ye, RF-4E uçaklarında kullanılmak üzere 12 adet AAD-5 Linescanner keşif podunu hibe etmiştir. Kısaca bu podlardan bahsedecek olursak BAe Systems’e ait olan AN/AAD-5, RF-4E Phantom II taktik keşif uçaklarında kullanılmak üzere geliştirilmiş ve 1977 yılında hizmete girmiş bir kızılaltı (InfraRed) keşif sistemidir.

Sonuç olarak:

F-4 Phantom II savaş uçağı Türk Hava Kuvvetleri’ne girmesiyle Hava Kuvvetleri’ne çok ciddi katkıları olmuş bir uçaktır. AIM-9 ve AIM-7 havadan havaya; AGM-65, GBU serisi gibi güdümlü havadan yere mühimmat, hedefleme ve elektronik harp podları, güçlü ve dönemine göre oldukça modern radar sistemleri gibi kabiliyetlere erişmiştir. Güçlü motorları, uzun menzili ve yüksek taşıma kapasitesi ile Phantom, özellikle bölücü terör örgütüne karşı düzenlenen hava saldırılarında önemli görevler üstlenmiştir.

F-4E’lerin, hava kuvvetleri hizmetindeki ilk yıllarında görece yüksek kaza – kırım oranları dikkat çekicidir. 6 – 7 yıl gibi bir sürede 15 uçak kaybedilmiştir. Bu durum, dönemine göre oldukça ileri bir teknolojiye sahip, modern bakım – onarım usül ve teknikleri gerektiren ve uçuş karakteristiği alışılagelenden bir hayli farklı olan bir uçağa uyum sürecine bağlanabilir. Fakat Türk Mühendisleri ve bakımcılarının özverili çalışmalarıyla F-4 uçakları tabiri caizse yeniden yaratılabilecek kabiliyete sahip olunmuştur. Bu kabiliyetlerin elbette Türk Havacılık-Uzay sanayisine katkısı çok büyüktür.Phantomlar sayesinde modern silah sistemleri ile çalışmanın yanında bir diğer önemli katkısı da Terminator, Işık ve Şimşek modernizasyon projeleri sayesinde gerek Hava Kuvvetleri gerekse Türk savunma sanayi sistem entegrasyonu, ürün geliştirme ve bunların test prosedürleri hakkında büyük tecrübe sahibi olmuştur.

F-4’ler 30 Ağustos 1974’te başlayan 46 yıllık serüvende dokuz filoda (111,112,113,131,132,171,172,173 ve 401) hizmet vermiştir. F-4 Phantom II savaş uçağı, uçağı uçuran pilota, uçuran bakımcıya, izleyenine ve bir çok farklı havacıya hem güven hem de tadı tarif edilemez zevk vermiştir. Hava Kuvvetlerinde “BABA” lakabıyla bilinen bu uçak ben dahil bir çok havacının ilk aşkı olmuştur.

F-4E Phantom savaş uçağımız yakıt ikmali esnasında
F-4E Phantom savaş uçağımız yakıt ikmali esnasında

F-35’lerin gelmemesiyle birlikte F-4E 2020 Terminatör uçakları bir süre daha vatanımızın semalarında uçmaya devam edecek.

Teşekkür: Cem Doğut ve Arda Mevlütoğluna bu yazıyı yazmamda bir kaynak/model oldukları için teşekkür ederim.