Kızıl gezegen Mars’ın hayran sayısı her geçen gün artmakta. Özellikle NASA’nın Mars’a göndermek üzere isim topladığı süreçte buna şahit oldum. Elbette bu kampanyayı yanlış anlayanlar da vardı ama sonuçta yoğun bir ilgi oluştu. Hatta tüm dünya ülkelerinin arasında hala 2.5 milyon kişiyle birinci sıradayız.

NASA’nın “Mars’a ismini gönder” isimli projesinden alınan rakamlar Tarih: 3.4.2020

Peki Mars’ı ve uydularını ilk ne zaman fotoğrafladık veya Mars’ın haritasını ne zaman çıkarabildik? Tüm bu soruların cevabı ile “Mars’a ilk uzay görevi ne zaman düzenlendi?” Sorusunun cevabı aynı.

Kızıl Gezegene Düzenlenen İlk Görev

Mars’a ilk görev NASA tarafından düzenlendi. Bu görevler Mariner Programı ismi çerçevesinde gerçekleştirildi. Mariner 1, 2 ve 5 Venüs’ü keşif amaçlıydı. Mariner 10 Venüs ve aynı zamanda Merkür’ü keşif temalıydı. Mariner 3,4,6,7,8 ve 9 görevleri ise Mars’ı keşfetmek amacıyla planlanmıştı. Bu yazımda Mars temalı olan özellikle de en başarıları Mariner 9 üzerinde daha çok duracağım.

Mars’a Neden Bir Kara Aracı Göndermedik? 

“Eğer 1971’de karaya bir şey yollasaydık, bu gerçekten aptallık olurdu. Yani atmosfer hakkında fazla şey bilmiyorduk. Mars’ın atmosferi Dünya’nın atmosferine göre yaz ve kış arasında çok değişiklik gösterir. Çünkü incedir ve ısındığında kolay şişer ve kışın çöker. Yani bu kadar bilinmezlik içerisinde bir uydu göndermek en zekicesiydi.”

Mars Keşif Programı’nın o zamanki yöneticisi Donna Shirley 2001’de Mariner görevleri hakkında bunu söylemişti.

Mariner Programları

Mariner programları 10 adet görevden oluşmaktadır ve bunlardan altısı Mars’ı keşfetmek amaçlıdır. Yukarıda belirttiğim gibi Mariner 9 görevinden daha çok bahsedeceğim çünkü Kızıl Gezegen hakkında en çok bilgiyi bu görev sırasında elde ettik. 

Mariner 3-4 

1964 yılında Mariner 3 görevi kalkış sırasında başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bu başarısızlık ardından bir ay geçmeden Mariner 4 görevi düzenlenmiş ve bu görev sırasında ilk defa Mars yakından fotoğraflanmıştı.

Mariner 3 ve Mariner 4 programlarındaki uydu Fotoğraf:NASA

Mariner 6-7

Mariner 4 görevinden 5 yıl sonra 1969 yılında Mariner 6 ve 7 birer ay aralıklarla uzaya fırlatılmıştı. Bu uzay araçları Mars’ın ekvator ve güney yarım küresinde uçmuş ve Mariner 7 uzay aracı Mars’ın iki uydusundan büyüğü olan Phobos’u fotoğraflamayı başarmıştı.

Mariner 6 ve Mariner 7 programlarındaki uydu Fotoğraf:NASA

Mariner 8-9

Esasen Mariner 8 ve 9 programı arasında hiçbir fark yoktu. Bu programlarda aynı uzay aracı fırlatılmıştı. İkisi de NASA’nın Mars’71 isimli görevinin birer parçası idi. Ancak Mariner 8’in başarısız olması üzerine NASA Mariner 9 ismiyle tekrardan aynı uzay aracını Mars yörüngesine yollamıştı.

Mariner 8 ve Mariner 9 programlarındaki uydu Fotoğraf:NASA

 Mariner 8 

Mariner-H görevi olarak da isimlendirilen bu uzay görevinin amacı Mars’ın atmosferinin yoğunluğu, basıncı, sıcaklığı hakkında bilgi toplamaktı. Bununla birlikte Mariner 8 uzay aracı Mars’ın yeryüzü özelliklerini ve yapısını da araştıracaktı. 

8 Mayıs 1971’de Atlas Centaur ile uzaya fırlatılan Mariner 8 uzay aracı, fırlatma esnasında meydana gelen bir sorun nedeniyle kalkışından bir süre sonra Atlas okyanusunu boyladı.

Bunun ardından NASA’nın görevli ekibi Atlas Centauru (Mariner 8 uzay aracının uzaya çıkmasını sağlayan roket) 1971 senesi içerisinde bir kez daha fırlatmaya hazırlayabileceğini düşündü. Ve Mayıs ayı bitmeden Mariner 9 uzay aracını fırlatma rampasında hazır hale getirdiler.

Mariner 8’in fırlatılış anının fotoğrafı Fotoğraf:NASA

Mariner 9

Mariner-I olarak da adlandırılan Mariner 9 Kennedy Uzay Merkezi’nden 30 Mayıs 1971 yılında yine Atlas Centaur roketi üzerinden Mars’a fırlatılmıştı. Geçirdiği uzun yolculuktan sonra 14 Kasım’da Mars’ın yörüngesine oturdu. Elbette bu sıralarda Sovyetler Birliği’nin de Mars üzerine projeleri vardı ve Mariner 9’un yörüngeye oturmasından birkaç hafta sonra Sovyetler Birliği’nin Mars 2 ve Mars 3 uzay araçları Mars’ın yörüngesinde yerini aldı.  

Mariner yörüngeye oturdu ama sorunlar bununla bitmedi. Tam o sıralarda Kızıl gezegeni korkunç hale getiren bir kum fırtınası kaplamıştı yine gezegeni ve yeryüzünü gözlemlemek imkansız hale gelmişti. Yaklaşık bir ay süren bu kum fırtınasının ardından Mariner 9 Mars yüzeyine dair ilk fotoğraflarını göndermeye başladı. Bilim insanları Marstan gelen fotoğraflar karşısında şaşkın kaldılar. Çünkü Mars beklenenden çok farklı ve bir o kadar da ilginç bir yapıya sahipti.

Mariner 9’un fırlatılış anının fotoğrafı Fotoğraf:NASA

Mariner 9 Uzay Aracının Marstaki Keşifleri

Mars yüzeyinde nehirlere benzer uzantılar vardı ve bu uzantılar Mars üzerinde bir zamanlar su olabileceğine dair umut vaat ediyordu. Elbette ilginçlikler bununla bitmedi. Dünyada bulunan Büyük Kanyon’dan yaklaşık 10 kat daha uzun, devasa bir kanyon keşfedildi. Yaklaşık 4800 km (3000 mil) uzunluğunda 200 km genişliğinde ve 11 km derinliğinde bir volkan ve kanyon. Bu kanyon Mars’ın ekvatorunda bulunuyordu ve gezegenin fotoğraflarında çok rahat seçilebiliyor. Mariner’in keşfinden sonra burası Mariner Vadisi olarak isimlendirildi.

Viking Uydusu tarafından çekilen Mariner Vadisi’nin fotoğrafı Fotoğraf:NASA

Mars bizi şaşırtmaya devam etti ve burada Mariner 9 uydusu bir dağ keşfetti. Bu dağ Olimpos Dağı ve bu zamana kadar güneş sisteminde keşfettiğimiz en büyük ikinci dağ idi. Olimpos Dağı’nın yüksekliği yaklaşık 22km yani Everest ile kıyaslarsak neredeyse 2 buçuk katından daha yüksek.

Viking 1 uydusu tarafından Olimpos Dağı’nın yukarıdan çekilen fotoğrafı Fotoğraf:NASA

Mariner 9 sayesinde Mars’ın küçük uydusu olan Deimos da fotoğraflandı.

Fotoğraf:NASA

Mariner 9 uzay aracı 27 Ekim 1972 yılında Mars’ın yüzeyine çarparak görevi son buldu. Pek mutlu bir son sayılmaz ama ikizi Mariner 8’in dünyadan çıkarken okyanusu boyladığını düşünürsek gayet güzel bir son. Görevi boyunca 7329 fotoğrafı bize iletti ve Mars’ın %70’inden fazlasını haritalamamızı sağladı. Mars’ta yaşanan sık ve şiddetli kum fırtınalarını hesaba katarsak Mariner 9 programı cidden başarıya ulaşmış gözüküyor. Bakalım Mars’ta yaşamaya can atan bizler bu kum fırtınalarıyla nasıl başa çıkacağız.