Bu yazı herhangi bir siyasi amaç gütmeksizin Türkiye’nin açıklanan uzay programı hakkında bilgi vermek ve kendi görüşlerimi bildirmek amaçlı yazılmıştır. Yazı boyunca bu programın ekonomik önceliği gibi konulara değinmeyeceğim. İnsanlar aç neden Ay’a gidiyoruz gibi yorumları kendinize bırakabilirsiniz.

Türkiye’nin Önceki ve Yapım Aşamasındaki Uzay Projeleri

Açıklanan uzay programı Türkiye’nin uzay alanındaki ilk icraati olmayacak. Bunun öncesinde birçok uydu görevi düzenlenmişti ve şu anda üzerinde çalışılan birçok proje var.

Göktürk Projeleri

Göktürk-2 Uydusu - türkiye uzay programı
Göktürk-2 Uydusu Fotoğraf:TUSAŞ

Daha geriye gitmek mümkün olmakla birlikte ben birkaç uydu projesinden bahsedeceğim. Bunlardan ilki Göktürk-2 projesi. 2012 yılında uzaya fırlatılan bu uydu bir yer gözlem uydusu. Göktürk-2 ardından 2016 yılında Göktürk-1 uydusu uzaya fırlatıldı. Göktürk-1 uydusu yine bir yer gözlem uydusudur ancak Göktürk-2 uydusunda kıyasla elde ettiği görüntü daha yüksek çözünürlüğe sahiptir. Göktürk-1 uydusu aslında Göktürk-2 projesinden önce planlanmasına rağmen İsrail ile bazı anlaşmazlıklar yaşanması sonucunda ertelenmiştir.

İki uydu da görevlerine devam etmektedir.

Göktürk-1 Uydusu
Göktürk-1 Uydusu Fotoğraf:TUSAŞ

Türksat Projeleri

1994 yılında fırlatmada meydana gelen başarısızlık sebebiyle Türksat 1A görevi başarısız olmuştu. Türksat 1B uydusu yine aynı yıl içerisinde uzaya atılmış ve 2006 yılında kadar görevini sürdürmüştü. Türksat 1C 1996 yılında, Türksat 2A 2001 yıllarında bu uydular arasına katılmış ama görevleri sırasıyla 2010 ve 2016 yıllarında sonlanmıştı. Şu anda aktif olarak görev alan uydular ise Türksat 3A, Türksat 4A, Türksat 4B ve geçtiğimiz ocak ayında SpaceX’in Falcon 9 roketiyle uzaya ulaşan Türksat 5A‘dır.

Bir diğer haberleşme uydusu olan Türksat 5B ise 2021 yılının ortalarına doğru fırlatılması planlanıyor.

Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu olarak tanımlanan ve çalışmalarına 2014 yılında başlanılan Türksat 6A uydusunun da 2022 yılı içerisinde fırlatılması planlanıyor.

Türksat 6A uydusu- türkiye uzay programı
Türksat 6A uydusu Fotoğraf:TUSAŞ

İmece Projesi

Bir diğer uydu projemiz ise İmece. İmece projesi hakkında çok fazla bilgi bulunmamakta. Elimizdeki tek bilgi ilk yerli ve milli yer gözlem uydusu olacağı. 2021 yılı içerisinde de fırlatılması planlanıyor.

İmece Uydusu -  türkiye uzay programı
İmece Uydusu

İTÜ Küpsat Projeleri

Bunlar dışında 2005 yılından itibaren İTÜ bünyesinde geliştirilen 6 adet küpsat uydumuz da uzayda sinyal göndermeye devam etmektedir ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Üniversitesi için geliştirilen SharjahSat-1 uydusu da şu an geliştirme aşamasında.

SharjahSat-1 uydusu
SharjahSat-1 uydusu

Türkiye Uzay Ajansı’nın Hedefleri

Açıklanan 10 adet hedef içerisinden en heyecan verindirici olanı Ay’a bir türk vatandaşımızın gidecek olmasının duyurulmasıydı. Sosyal medyada yankılanan şey de Ay’a göndereceğimiz insana vereceğimiz ismin ne olacağıydı. Bir çok farklı fikir çıktı. Siz de bu yazı altına kendi önerilerinizi yazabilirsiniz.

Ay Görevleri – Ay’a Sert İniş

İki aşamalı olan bu planın ilk aşamasında 2023 yılının sonlarına doğru Ay yüzeyine sert iniş yapılması planlanıyor. Elbette bu konu hakkında çok fazla açıklama yapılmadı henüz. Sert iniş denilen şey ise Ay yüzeyine bir şey fırlatmak veya Ay üzerine çarptırmak olarak düşünebilirsiniz. Bu proje konusunda uluslararası ortaklıklar olacağı da belirtildi. Bu konuda ilk açıklama da Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) tarafından geldi. Türkiye tarafından uzay işbirliği konusunda somut teklifler beklediklerini söylediler.

Hedeflenen Ay görevinin ikinci parçasında yapılan fırlatma yerli roketlerle yapılacak ve bu kez Ay’a yumuşak bir iniş gerçekleştirilecek.

Uydu Projeleri

Uydu konusundan yukarıda da bahsetmiştim. Türkiye olarak bu konulara çok uzak değiliz. Bu hedef doğrultusunda da dünya markaları ile rekabet edebilecek düzeyde uyduların üretilmesi için gerekli desteğin verileceğini düşünebiliriz.

Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi

Dünya üzerinde en yaygın kullanılan konumlama sistemi GPS (Global Positioning System) olarak bildiğimiz ABD menşeili olan konumlama sistemidir. Bu da doğal olarak her bilgimizin onlara iletildiğini gösteriyor. ABD GPS sistemini istediği ülkelerde kapatma yetkisine de sahip. Bu nedenle bazı ülkeler kendilerine ait konumlama sistemlerine sahipler. Örneğin Rusya GLONASS (Global Navigation Satellite System) denilen bir konumlama sistemini kullanıyor.

Bu hedefte de Türkiye’ye ait bir konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmesinin hedeflendiğini görüyoruz.

Uzay Limanı

Bahsetmek istediğim bir diğer konu Uzay Limanı konusu. Anladığım kadarıyla Uzay Limanı’ndan kasıt sadece Türkiye’nin roketlerini fırlatmakla kalmadığı diğer komşu ülkelerin de kullanabileceği bir roket fırlatma merkezi kurulacağı. Bu konuda Türkiye olarak şansımız pek iyi değil çünkü ekvatora uzak bir konumdayız. Eğer Türkiye’den bir roket fırlatmak istersek bu ekvatordaki bir fırlatma rampasından çok daha fazla yakıt maliyetine yol açacaktır. Ayrıca olası bir kazanın faciaya dönüşmemesi için kurulacak rampanın etrafında bir yerleşim yeri olmaması gerekiyor. Böyle bir alanı bulmak Türkiye için pek mümkün gözükmüyor.

Bu sebeple Uzay Limanı konusunda uluslararası ittifaklar kurulması hedefleniyor.

Uzay Havası (Space Weather)

Bu hedefte iyonosfer çalışmalarının önceliklendirileceğini ve radyasyona yönelik önlemler için altyapının hazırlıklarının hedeflendiğini söyleyebiliriz. Bu konudaki araştırmalar ilerleyen zamanlarda görevleri sürdürülebilir ve güvenli kılması yönünden çok önem taşımakta. Örneğin en tehlikeli olan Güneş rüzgarları ve fırtınaları gibi radyasyon tehditi oluşturan uzay etmenlerini tespit etmemizde büyük önem taşıyacaktır.

Astronomik ve meteorolojik gözlemler

Heyecan verici bir diğer hedef ise astronomik ve meteorolojik gözlemlerin yapılması için gerekli merkezlerin inşa edilecek olması. Bu merkezlerin kurulması demek ele bilimsel verilerin geçmesi demek. Ve bu bilimsel veriler üniversitelerde gerek deneyler olsun gerek makaleler olsun Dünya ile paylaşılarak öğrenci ve akademisyenlerimize fırsat tanıyacaktır.

Fotoğraf: Türkiye Uzay Ajansı

Uzay Sanayi Ekosistemi

Bir uzay görevini tek şirket olarak üstlenmek veya devlet olarak üstlenmek çok zor ve bir o kadar da maliyetli olacaktır. Bu nedenle özel sektör, üniversiteler ve çeşitli araştırma kuruluşları arasında bir birliktelikle bu ağır yükün altından birlikte kalkılması hedeflenmekte.

Uzay Teknolojileri Geliştirme Bölgesi

ODTÜ merkezli bir Uzay Teknolojileri Geliştirme Bölgesi kurulması ve bu bölgenin yatırımcılara ev sahipliği yapması planlanıyor.

Uzay Farkındalığı ve İnsan Kaynağının Geliştirilmesi

Çok önemli olan bir diğer husus da bu işleri yapacak yetkinlikte insanları yetiştirmek. Bu konuda üniversite öğrencileri olarak bizlere düşen yük gerçekten büyük. Çünkü kurulması hedeflenen bu merkezlerde çalışacak insanlar bizim gibi üniversite öğrencileri olacak.

Uluslararası Uzay İstasyonuna Bir Türk Vatandaşı Gönderilecek

Son olarak da Uluslararası Uzay İstasyonuna bir Türk vatandaşı gönderme hedefi. Bu hedef için en önemli olan bütçe konusunu birazdan açacağım fakat bu hedefin bu kadar önem taşımasının sebebi gönderilecek vatandaşımız oraya sadece gezi için değil bir bilimsel amaç için gidecek olması.

Bütçe

Geldik en önemli konuya. Her hedefi olabilir kılacak şey Türkiye Uzay Ajansı’na ayrılacak paradır. Geçtiğimiz 2020 yılında Türkiye Uzay Ajansının harcamaları 2 milyon Türk Lirasını buldu. 2021 yılı için ise 38 milyon Türk Lirası kadar bir bütçe ayrıldığı söyleniyor. Elbette bu kadar küçük bütçelerle bu kadar büyük hedeflere ulaşmak mümkün gibi gözükmüyor. Ne kadar az bütçe ayrıldığını anlamak için Dünya çapındaki diğer uzay ajanslarından birkaçının bütçesinden bahsedeyim.

2020 yılı için bütçeler;

  • NASA – 22.6 Milyar Dolar
  • ESA – 4.87 Milyar Euro
  • Roscosmos – 2.77 Milyar Dolar

Bu rakamlardan da anlaşıldığı üzere Türkiye Uzay Ajansı için ayrılan bütçe henüz ilk hedefi gerçekleştirmek için dahi pek yeterli bir bütçe değil.

Umuyorum ki ilerleyen zamanlarda gerekli bütçe ayrılır ve daha da önemlisi bu uzay programı insanları birleştiren bir rol üstlenir. Bir siyasi parti ve görüşün çok üzerinde olması gereken bu görevler bir parti ve/veya görüş üzerine yormayı kendi adımıza yapabileceğimiz en büyük yanlış olarak görüyorum. Umarım lise ve ortaokul sıralarında bu haberi okuyup heyecanlanan gençler ileride o sırada oturan diğer gençlere umut olurlar.

Türkiye uzay programı hakkında daha fazla bilgi edinmek için Türkiye Uzay Ajansı’nın yayımladığı pdf’e buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Starlink Projesi