Bu yazı Yıldızlar yazı dizisinin 1. yazısıdır. Yazı dizisine ulaşmak için buraya tıklayınız.

NOT: Yazı dizisi boyunca görseller üzerine tıklayarak kaynaklarına ulaşabilirsiniz.

Yıldızlar insanlık tarihi boyunca ilgi uyandıran, kimi zaman yön bulmak için kullanılan, kimi zaman dini bir anlam yüklenen, kimi zaman takvim işlevi gören, parlak göksel cisimlerdir. TDK’ye göre yıldız ise; çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri, şeklindedir.

Gökyüzünde gördüğümüz parlayan cisimler olan yıldızlarda her an bir savaş vardır. İçlerinde sürekli nükleer patlamalar olmaktadır. Bu patlamalar hidrojenin füzyonu sebebiyle ortaya çıkan devasa enerjiden kaynaklanmaktadır. Patlamalar, yıldızları bir savaş alanı gibi gösterse de asıl savaş daha farklıdır.

güneş yıldızlar
Güneş’in yüzeyinde görülen Güneş patlamaları Kaynak:NASA

Bu savaş yıldızın varoluş savaşıdır. Yıldızda gerçekleşen patlamalar göz önünde bulundurulursa bu gaz ve toz bulutundan oluşan ve genelini hidrojen ve helyumun oluşturduğu yıldızların bir arada kalmasının bir nedeni olmalıdır. Bu neden de hepimizin bildiği, 4 temel kuvvetten en zayıfı olan kütle çekimi kuvvetidir. İleride yıldızların oluşumundan bahsederken çekirdeğe toplanan kütleden bahsedeceğim. Bu kütle, yıldızı bir arada tutan kütle çekim kuvvetini oluşturmakta. Yani savaş olarak kastettiğim şey aslında; yıldızın çekirdeğinde bulunan kütle çekim kuvvetinin yıldızı bir arada tutma isteğiyle, yıldızı paramparça etmek isteyen nükleer patlamaların ortaya çıkardığı kuvvetin arasındaki savaş.

yıldızlar ın hidrostatik dengesi
Yıldızdaki hidrostatik denge hali

Yıldızlardaki bu dengeye hidrostatik denge denir. İşte bu hidrostatik denge sonucu yıldızlar hayatlarına devam ederler. Ve gökyüzünde bize göz kırpmaya devam ederler. Peki bu yıldızlar nasıl oluşuyorlar?

Yıldızlar Nasıl Doğar?

Yıldızlar genellikle bulutsu (nebula) denen yerlerde doğarlar. Bulutsuların nasıl oluştuğunu ileride öğrenecek olsak da burada bulutsuların yapısına kısaca değinmek istiyorum. Bulutsularda bol miktarda hidrojen ve helyum bulunmaktadır ve etrafında herhangi bir gök cismi bulunmamaktadır. Yıldızların ana maddesinin hidrojen olduğunu düşünürsek ve etrafta bu hidrojenleri kendi kütlesine katmak için can atan bir gök cismi de olmadığı için, yıldız doğumuna en verimli yeri bulmuş oluyoruz.

orion bulutsusu
Orion bulutsusu (Kaynak:NASA,ESA/Hubble)

Yıldızların doğumu bu gaz ve toz bulutlarının içinde gerçekleşir. Etrafta başka bir çekim olmadığı için zamanla bu gaz ve toz bulutu kütle çekimi etkisiyle birbirine yaklaşır. Merkezde kalan malzemeler (hidrojen,helyum,uzay tozu vb.) yoğunluk ve basıncı artırır. Zamanla bulutsuda bulunan tüm malzemeler bu merkez etrafında dönmeye ve merkeze doğru çekilmeye başlar. Zincirleme şeklinde gerçekleşen bu olaylar sıcaklığın çok fazla artmasına sebep olur. Bu sıcaklık artışı 18 milyon K dereceye kadar devam eder. 18 milyon K, hidrojen elementlerinin birleşip helyum elementini oluşturması için gereken sıcaklıktır. Hidrojen elementleri arasındaki elektromanyetik kuvvet, yıldızın kütle çekim kuvvetine karşı koyamaz ve hidrojenler birleşip helyumu oluşturur.

Artık hidrojeni helyuma çevirebilen yıldızlar “anakol yıldızları” veya “T-Tauri yıldızları” şeklinde adlandırılırlar.

t-tauri yıldızları
Yukarıdaki fotoğrafın ortasında kahverengi gibi gözüken kısımda bir yıldız oluşuyor.
Kaynak:T. Rector (U. Alaska Anchorage), H. SchweikerWIYNNOAOAURANSF

Yıldızların tek doğuş yeri bulutsular değildir. İkili veya üçlü yıldız kümelerinde de yıldız doğumlarına rastlanır. Ama bunu anlamak için önce beyaz cüce yıldızları anlamamız gerek, bu nedenle Nova dediğimiz yeni bir yıldız oluşumunu ilerleyen bölümlerde öğreneceğiz.

Kaynaklar

Astrolojiye inanmayın ve astronomisiz kalmayın.

Yazı dizisini okumaya devam edebilirsin.